19 HAZİRAN 2026

Samsun’un “81 İl 81 Ürün”ü Kenevir, Çalıştayda Ele Alındı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı” kapsamında Samsun’u temsil edecek ürün kenevir olarak belirlendi. Kenevirin, üretimden sanayiye uzanan süreçte katma değerinin artırılması planlanıyor.

Bu kapsamda, 19 Haziran 2026 tarihinde “Tıbbi Kenevir ve Değer Zinciri Çalıştayı” düzenlendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü ev sahipliğinde, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), OMÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ve Samsun Medikal İnovasyon Kümesi Derneği (MEDİKÜM) iş birliğiyle Samsun OMTEL Otel’de gerçekleştirilen etkinlikte kamu kurumları, akademisyenler, sektör temsilcileri ve paydaşlar bir araya geldi.

Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda tıbbi kenevirin mevzuat, üretim, ruhsatlandırma, sağlık ve sektör boyutları ayrıntılı şekilde ele alındı.

“Keneviri yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmeliyiz”

Çalıştayın açılışında konuşan OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, kenevirin yalnızca tarımsal bir ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Aytaç, kenevirde asıl başarının üretimin ötesine geçerek ürünü yüksek katma değerli nihai ürünlere dönüştürmek olduğunu belirterek, Türkiye’nin üretim ve işleme konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Bu potansiyelin küresel bir güce dönüşebilmesi için kamu, akademi, yatırımcı ve üreticilerin teknoloji odaklı bir iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“Yerel değerler ekonomik güce dönüşecek”

OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, konuşmasında kenevirin sektör paydaşlarının görüş ve önerileri doğrultusunda, Ajans Yönetim Kurulu tarafından “Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı” kapsamında Samsun’u temsil edecek ürün olarak belirlendiğini ifade etti.

Programın temel amacının her ilin özgün ürünlerini belirlemek, bu ürünlerin ekonomik, sosyal ve kültürel katma değerini artırmak ve sürdürülebilir bir yol haritası çerçevesinde geliştirmek olduğunu belirten Dicle, markalaşma, yenilikçilik, tanıtım, pazarlama, kapasite geliştirme ve izleme süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınacağını kaydetti.

Dicle, her il için belirlenen ürünlere yönelik mevcut durum analizleri ve yol haritalarının hazırlanacağını, devamında ise eğitim, danışmanlık, markalaşma, pazar analizi, tanıtım, teknik destek ve mali destek mekanizmalarının devreye alınacağını ifade etti.

Kenevir Çok Boyutlu Bir Kalkınma Alanı Olarak Değerlendiriliyor

Keneviri yalnızca bir tarım ürünü olarak görmediklerini belirten Dicle, ürünü kırsal kalkınma, sosyal kalkınma, sanayi dönüşümü, medikal teknoloji, üniversite-sanayi iş birliği ve yerel markalaşma eksenlerinde değerlendirdiklerini söyledi.

Bölgede bu yaklaşımı destekleyen örneklerin bulunduğunu aktaran Dicle, Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen ve Gümüşhacıköy İp Sicim Urgan Küçük Sanat Kooperatifi tarafından işletilen tesiste kenevirin ipe ve sicime dönüştürüldüğünü belirtti.

Ayrıca Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kenevir ve İpek Dokuma Atölyesi’nde kenevir ipliğinden kıyafet, aksesuar ve ev tekstili ürünleri üretildiğini, tasarım odaklı çalışmalar yürütüldüğünü ve ticari siparişlerin karşılanabildiğini ifade etti.

Samsun, Kenevirde Ar-Ge ve Üretim Merkezi Olma Potansiyeli Taşıyor

Samsun’un sahip olduğu bilimsel ve sektörel altyapıya dikkat çeken Dicle, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin akademik kapasitesi, Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nün uzmanlığı, medikal sanayi kümelenmesinin üretim kabiliyeti ve bölgenin tarımsal birikiminin birlikte değerlendirildiğinde, Samsun’un yalnızca üretici değil aynı zamanda Ar-Ge, işleme, ürün geliştirme ve markalaşma merkezi olabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

“Kenevirin küresel pazarı milyarlarca dolarlık hacme ulaştı”

OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, konuşmasında kenevire dayalı ürünlerin küresel ölçekte büyüyen bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. Aydın, "Kenevire dayalı ürünlerin küresel pazarı her geçen gün büyümekte ve milyarlarca dolarlık ekonomik hacme ulaşmaktadır. Bu tablo, ülkemizin tarım politikalarında kenevire özel bir başlık açılmasını gerekli kılmaktadır. Kenevir; tarımdan tekstile, otomotivden gıda ve yem sektörüne, malzeme üretiminden sağlığa kadar geniş kullanım alanına sahip stratejik bir bitkidir" ifadelerini kullandı.

Tıbbi kenevirin son yıllarda sağlık alanındaki kullanımının arttığını ifade eden Aydın, kenevir bitkisinde 460’tan fazla bileşik bulunduğunu, bunların 100’den fazlasının fitokannabinoid olarak tanımlandığını belirtti. Özellikle THC ve CBD bileşenlerinin sağlık alanındaki araştırmalar açısından önem taşıdığına dikkat çeken Aydın, tıbbi kenevirin uyku bozuklukları, ağrı, inflamasyon, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi ve kanser gibi alanlarda destekleyici potansiyel gösterdiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğunu kaydetti.

Samsun’un geçmişten günümüze Türkiye’de kenevir yetiştiriciliğinin en yoğun yapıldığı illerden biri olduğunu vurgulayan Aydın, OMÜ bünyesinde 2019 yılında kurulan Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nün yaklaşık 2 bin genotipten oluşan genetik kaynak havuzuyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Enstitü bünyesinde yürütülen ıslah çalışmaları sonucunda Türkiye’nin ilk yerli endüstriyel kenevir çeşitleri olan "Narlı" ve "Vezir"in geliştirildiğini belirten Aydın, çalıştayın kurumlar arası iş birliğini artıracağını ve sektörün gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.

"Bu sanayiyi ve insanların ihtiyaç duyduğu bu alanı yeniden harekete geçirmek gerekmektedir"

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar ise programda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Her yıl yaklaşık yüzde 25’lik bir ivmeyle büyüyen ve dünya tarihinde üçüncü kez dosyası açılarak kullanımı teşvik edilen tıbbi kenevirin, ülkemiz adına güvenli, kaliteli ve etkili bir şekilde kullanılması için Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı ve Yüce Meclisimizdeki vekillerimizin onayladığı bir kanunu hayata geçirdik. Şu anda da bu kanunun ikincil mevzuatını yayımladık, yayımlamaya devam ediyoruz. Bunun gerekçeleri ve aktörleriyle birlikte hep birlikte hazır mıyız, değil miyiz? Zincirin halkalarında görevini yerine getiremeyenler olursa başarıyı yakalayamayacağımız kesindir. Kenevir; vücutta var olan, endokanabinoid sistemi olarak adlandırılan; ağrının yönetilmesi, öğrenme süreçleri, dikkatin artırılması ve sindirim sisteminin düzenlenmesi gibi çok yaygın rollere sahip bir mekanizma üzerinden etki göstermektedir. Bu sistem üzerinden etki eden kimyasal maddelerle kıyaslandığında; karaciğere hasar verme, bağımlılık oluşturma veya bir süre kullanıldıktan sonra etkinliğinin azalması gibi durumlar bakımından önemli avantajlar sunduğu değerlendirilmektedir. Bu yönüyle büyük umut vadetmektedir. Bu sanayiyi ve insanların ihtiyaç duyduğu bu alanı yeniden harekete geçirmek gerekmektedir."

Etkinlikte Samsun Medikal İnovasyon Kümesi Derneği (MEDİKÜM) Başkanı Ahmet Alp Doğru ve Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar da birer konuşma yaptı. Çalıştaya ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz da katıldı.

Mevzuattan Sağlığa Geniş Kapsamlı Değerlendirmeler Yapıldı

Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın oturum başkanlığını yaptığı birinci oturumda, kenevir yetiştiriciliğinde Toprak Mahsulleri Ofisinin mevzuatsal rolü, kota tahsisi, başvuru süreçleri ve üretim yönetimi konuları değerlendirildi. Oturumda ayrıca kenevirden elde edilen ürünlere ilişkin yönetmelikler, kozmetik ürünler alanındaki düzenlemeler ve tıbbi kenevirin yasallaşma sürecine dair küresel deneyimler ile Türkiye perspektifi katılımcılarla paylaşıldı.

Prof. Dr. Evren Yaşar’ın oturum başkanlığında gerçekleştirilen ikinci oturumda ise kenevirin kanser başta olmak üzere sağlık alanındaki kullanım olanakları, tıbbi kenevirin farmasötik dozaj formları ve ruhsatlı ürünlerine ilişkin dünya örnekleri ele alındı. Bunun yanı sıra nörolojik hastalıklarda kenevirin yeri, Türkiye’de tıbbi kenevir sektörünün düzenleyici çerçevesi, mevcut durum, fırsatlar ve paydaş perspektifi değerlendirildi.

Hedef: Tarladan Sanayiye Uzanan Güçlü Bir Değer Zinciri

Program kapsamında önümüzdeki dönemde kenevirin üretim, işleme, pazarlama ve tanıtım süreçlerine yönelik çalışmalar yürütülecek. Kenevirin yalnızca tarımsal bir ürün değil; sanayi, sağlık, tekstil ve farklı sektörlerde katma değer oluşturan stratejik bir ürün olarak değerlendirilmesi hedefleniyor.

Bu doğrultuda altyapının güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi, yatırım alanlarının geliştirilmesi ve Samsun’un kenevir alanında ulusal ölçekte öncü merkezlerden biri haline getirilmesi amaçlanıyor. Çalıştayda ortaya konulan görüş ve önerilerin ise hem Samsun’un hem de Türkiye’nin tıbbi kenevir alanındaki yol haritasına önemli katkılar sunması bekleniyor.

  • E - Posta Listemize Katılın !